İş Adabı … Türk toplumunda gelenek ve görenekler çok önemlidir. Hayatımıza yön vermede bunlar çok etkili olmaktadır. Özellikle dünyanın içinde bulunduğu geçiş süreci bunu daha da çok tetiklemektedir. Sanırım 2010 yılına kadar maalesef daha çok firma sürekliliğine son verecek. Ve işinin ehli ve sadece bir dalda deneyim ve finansı güçlü firmalar ayakta kalacaklar. Peki, ne yapmalı da ayakta kalan firmalardan olmalıyız? Ne planlamalı da sürekliliği sağlamalıyız? Evet sorular zor ama cevabı bir o kadar da soranda gizli esasen. Bu sorunları soran firmalar çok az etrafına bakan ve ayakta kalan firmaları inceleseler yeter. “Ayağınıza gelen fırsatları… Geri çevirin… En iyi bildiğiniz işi yapın” Bill Gates bu sözü söylerken herhalde havadan söylememiş. Şu andaki servetini en iyi bildiği işi yaptığından da belli değil mi? İnsanlara verilen değer ve onların önemsenmesi başarıya giden yolda en büyük adımlardandır. İnsanın adam yerine konması kadar motive edici bir şey yoktur. Maddiyat hep ondan sonra gelmektedir. O halde sermaye tek başına bir işe yaramaz. Şayet tek başınıza herkesin işini yapabilecekseniz o zaman sorun yok tabii ki ama o da imkânsızdır. Hangi işe başlarsanız başlayın iyi bir danışman yani eskilerin değimiyle akıl hocanız olmalıdır. Onun tecrübesi ve personelinizin dinamikliği ile aşamayacağınız engel yoktur. O halde bir elin seni ve iki elin başarısını unutmamalıyız. Dünyadaki geçiş sürecinde sizin atacağınız en küçük adım şirketinizin ayakta kalmasını ve hatta rakiplerinizden çok daha ileri gitmenizi sağlayacaktır. Hem piyasaları takip edip zaman kaybetmeden de radikal kararlar alabilmelisiniz. Rakiplerinizi aynı zamanda bir meslektaş olarak görmeniz de başarını destekleyecektir. Kötü tarafı görmekten daha çok iyi tarafları görerek geliştirmeyi deneyin, göreceksiniz ki daha verimli olacaktır. Ben bu işi bilmiyorum demekle öğrenmeye başladığınız unutmayınız. Unutmayalım ki: Sevgiyle yol alıp, saygıyla yol verdiğiniz sürece hep ileriye gidersiniz…