|
İş Dünyasında Sosyal Sorumluluk Projeleri…
Ülkemizde bir şirket kurulma aşamasında genel de en sondan başlarız. Yapacağımız teknoloji veya personel yatırımını “hele bir kazanıp büyüyelim sonra yaparız” mantığı ile başlarız.On adım ilerleyeceğimize birkaç adımda tıkanırız.Suçu da genel de piyasalarda ya da kötü ürün üreten ve kayıt dışı işlemler yapan firmalarda buluruz. Biz de hayatta eksiklik yoktur.Ak kaşık gibiyizdir.Ama yurtdışındaki firmaları incelediğimizde gıpta ile bakarız,ama sadece bakarız,bir türlü görmeyiz.Belirli toplantılarda yardımlaşma,sosyal sorumluluk bilincini vurgularız.Yardımda yaparız ama bir plan dahilinde değil.Ve genel de gizli yapmayı tercih ederiz.Belki doğrusu da bu belki ama günümüzde hem ayakta kalmak hem de rekabetçi ortamda bir adım ileri gitmek hem de başka firmalara da örnek olmak için bunları bir plan,proje çerçevesinde yapmalıyız. Projeyi iyi seçmeli ve ekip oluşturulmalıdır.Peki sosyal sorumluluk projeleri oluşturulacak kurumları nasıl seçmeli,nereden başlamalı ve neler yapıp,ne kadar sürdürmeli? Bu soruların cevapları çok önemli tabii ki.Çünkü yaptığınız bir sosyal sorumluluk projelerinize şayet beraber çalıştığınız partnet firmaları da katarsanız işin içine işte o zaman tam bir sosyal sorumluluk olur projeniz.Sizinle çalışan firmalar sizleri sadece bir iş ortağı,ürün verdiği ya da aldığı bir yer olarak görmezler bir iş ortağı olarak düşünürler.Sizin ise projenin içinde bir organizatör olarak görev yapmanız gerekmektedir.Projeye tepeten tırnağa,en alt personelinizden en üst yöneticinize kadar tüm hücrelerinde hissetmeli ve inanmalılar.Laf olsun diye yapılmadığını bilmeliler.Tabii ki buna en başta şirket yetkilileri inanmalılar.Bu inanç yapmış olduğunuz sosyal sorumluluk projeninizin sürekliliğini sağlayacak olup,en iyi reklam olan kulaktan kulağa reklamı sağlayacaktır.Başta da belirttiğim gibi personelininiz de buna inanması gerekmektedir.O çorbada herkesin bir tuzunun olduğunu hissettirmelisiniz.Herkes projeye inanırsa ,proje sadece bir iş olmaktan çıkacak ve sosyal sorumlulukbilinciyle yapılan bir iş gibi algılanacaktır. Planlamanızın yaptıktan sonra iş bölümü de yapıldıktan sonra mutlaka bir takvim belirlenmeli.Ve projeyi yaptığınız kurumda bu işe katılarak onlar da bunun sizin sadece iş için değil bir sosyal proje olarak gördüğünüzü anlamalılar.Bu size projenin bitiminde organizasyon ile ilgili destek sağlayacaktır. Sosyal sorumluk projelerinde en önemli olay bence projenin sürekliliğidir.Bunun iki boyutu vardır.Birinci boyutu “ben projeyi yaptım hadi bana eyvallah” değil,sürekli o projeyle beraber olmak lazımdır.Bu aynı eski müşteri yeni müşteri kavramı gibidir.Çok iyi planlamalarla yapmış olduğunuz eski projenizle ilgilenmek yeni yapacağınız projeden daha az maliyetlidir.O sebepten elinizi hiçbir zaman o projeden çekmemelisiniz.Şirketiniz bu sosyal sorumluluk projeye inanırsa ancak mümkün olabilir.İkinci boyutu ise kurum sizinle beraber bu projeye inanır ve sizi sadece bir projeyi yapıp tamamlayan firma olarak değil,duyarlı bir şirket olarak algılayacaktır. Ama en önemlisi inanmak. Projenin tamamlanmasıyla ve kurumun da desteğiyle olayın açılışı,plaket verilmesi ve meydana gelen sosyal sorumluluk projenin ortaya çıkmasını tüm birimleri,beraber çalıştığınız partnerlrinizle paylaşmalısınız.Belki de projede beraber yer aldığınız iş ortağınız daha önce hiç proje yapmamış olabilir veya hiç plaket almamış olabiliri.Onlara bu duyguyu vererek onların da başka projelere imza atmasını sağlayabilirisiniz. Bu toplum,bu dünya,bu ülke bizim unutmayalım.Bu projelere biz de muhtaç olabiliriz.O halde bilgiyi paylaştığımız gibi sevgiyi de paylaşmalıyız.
11.11.2008 |